Perşembe

25.2 °

Cuma

27.9 °

Cumartesi

27.8 °

  • BIST 100

    2.418%1,81
  • DOLAR

    16,3453% -0,12
  • EURO

    17,5524% 0,47
  • GRAM ALTIN

    974,62% -0,01
  • Ç. ALTIN

    1608,123% -0,01

Ahmet ACAROĞLU


     “Nazım Hikmet İkonu“ 

YENİÇAĞ Gazetesinin yazarlarından Arslan Tekin’in “Nazım Hikmet İkonu” başlıklı makalesini  okursanız benim gibi düşünenlerin az olmadığını görürsünüz.


Halk TV’de Cumartesi ve Pazar günleri yayınlanan bir kültür sanat programı var. “ Serhan Asker’le Görkemli Hatıralar” adını taşıyan böyle güzel bir programı başka hiçbir kanalda bulamazsınız. Onu en başta söylemeliyim. Daha önce yazdığım iki makalede de programla ilgili görüşlerimi yazmış, beğendiğim yönleriyle birlikte eleştirilerimi de dile getirmiştim.  

Bekledim ki programın sunucusu Serhan kardeşim de bir özeleştiri yapsın, tavrını, tarzını gözden geçirsin, benim gibi farklı dünya görüşlerine sahip izleyicileri daha da çoğalsın. Hayır öyle yapmadı. O, slogancılığı tercih edip, siyasi ve ideolojik şablonların paradigmalarıyla romantik devrimciliğin paslanmış borazanı olmaya devam ediyor. Ah nazım, vah Nazım. Nazım aşağı, Nazım yukarı. Bir hafta Nazım’ın doğumunun bilmem kaçıncı yılı kutlaması, öteki hafta mavi gözlü devin  bilmem kaçıncı ölüm anması. O olmazsa yedekte Deniz Gezmiş var. Yeter be kardeşim. Gına getirdin artık. Bu Cumartesi  programın iki konuğu vardı; ünlü şairlerimizden Ataol Behramoğlu ve rahmetli Nesimi Çimen’in oğlu saz ustası Mazlum Çimen. Serhan bey yine allandıra ballandıra Nazım’la başlayınca ikisi de dayanamayıp duygularıma tercüman oldular. Tamam dedi  Behramoğlu;”Nazım bizim büyük şairimiz. Tamam da, bizim başka şairlerimiz de var. Onlara da haksızlık etmeyelim.” Mazlum Çimen de benzer cümleleri mırıldandı. Serhan araya girip Nazım’ı öncelemeye çalışsa da onlar tavırlarını değiştirmedi. 

 Öyle değil mi? Sol görüşlü, sosyalist şairleri sıralamaya başlasam sayfalar yetmez. Nazım büyük şair eyvallah, ya diğerleri? Onların edebiyatımıza, sanatımıza hiç mi katkıları olmadı? İki devrimcinin de benim gibi düşünmesi, bir çok solcu aydının tabusal sevdalara, put inşasına reddiye olarak da değerlendirilebilir. YENİÇAĞ Gazetesinin yazarlarından Arslan Tekin’in “Nazım Hikmet İkonu” başlıklı makalesini  okursanız benim gibi düşünenlerin az olmadığını görürsünüz.  

Tekrar söylüyorum, amacım Nazım düşmanlığı yapmak değildir. Nazım’ın komünistliğini, Stalin hayranlığını, Moskova aşkını, Rus gizli servislerinin emrinde Sovyetler için nasıl canla başla çalıştığını can dostları Vala Nureddin ve Zakeriya Sertel de anlatıyor anılarında. O da inkar etmiyor zaten.  Sonradan ateist olsa da gençliğinde dindar olduğunu, dini şiirler yazdığını, İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmet için kaside yazacak derecede muhafazakar olduğunu, Kurtuluş Savaşı Destanı’nı onun yazdığını, komünizmin onda yarattığı hayal kırıklığı ile pişmanlık gözyaşları döktüğünü ve vatan hasreti ile ölüp Moskova’da gömüldüğünü de biliyoruz. Aslında ; “Hangi Nazım?” diye sorulması gerekmektedir. Nazım’ın ideolojisi değildir üzerinde durduğum.  

Ataol Behramoğlu’nun Rus yazardan aktardığı anılardan biri var ki, ilk defa öğrenmiş bulunuyorum. Atatürk onu makama davet ettiğinde gitmemiş, hatta çizgiyi aşarak Atatürk’ü ayağına çağırma hadsizliğini göstermiş. Ki yıllar sonra Nazım, Rus yazarı dostuna bu konuyla ilgili pişmanlığını da itiraf etmiştir. Üstelik Nazım, o yıllarda öldürülen gizli TKP’li arkadaşlarının katili olarak görmüştür  Atatürk’ü.  Behramoğlu bir önemli tespit daha yaptı ve dedi ki; “ Anadolu’ya yaslanmayan, ATATÜRK’ün önderliğine bağlanmayan,TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin kurucu felsefesine ve değerlerine inanmayan hiçbir ideolojinin bizim için önemi yoktur.” 

Halk TV CHP’nin kanalı gibi. Sorun değil, olabilir. Nazım CHP iktidarında mahkum ediliyor. Hem Halk Tv hem CHP Nazım’a  fanatik şekilde tutkun. O da sorun değil, olabilir. Nazım Atatürk’e düşman, Stalin’e , Troçki’ye hayran. Atatürk CHP’nin kurucu lideri üstelik. Ve buna rağmen en çok CHP sahipleniyor Nazım’ı. Bir de  Atatürk sevdalısıydı diye takdim edilmiyor mu? Eh pes vallahi! İşte orada bütün hoşgörüm, tekmil toleransım iflas ediyor. 

Serhan bey çok kültürlü, kendini iyi yetiştirmiş birisi. Ama ideolojik fetişlerinden ve bilinçaltı kurgularından kurtulmadığı sürece program formatı kendine de, kendi mahallesine de, İttifak sürecine de zarar vereceği çok açık. Duygularını frenleyebilen, övgülerinde ölçülü, matematiği kuvvetli CHP’li dostların  hem Halk Tv’ye, hem de Serhan kardeşime şunları hatırlatmaları bence önem arzetmektedir: 1-CHP Atatürk’ün partisi ise Nazım Hikmet Ran (Borzeçki) ile mesafesini iyi ayarlamalıdır. 2- CHP bugün bazı belediyelerde bayrağını dalgalandırıyorsa bunu büyük ölçüde İYİ PARTİ’ ye borçludur. İYİ Parti olmasa, CHP bu belediyeleri kazanamazdı. O zaman programı finanse edecek kaynak bulamazdın Serhan bey. 3- Belediyeler vatandaştan topladıkları vergileri harcarken ideolojik davranamaz. Parayı Belediye Başkanı veriyorsa o programda partizanlık olmaz, olmamalı. 4-Bu kafayla gidersek kendimiz çalar, kendimiz söyleriz. Bütün gönüllere giremeyince de iktidar olamayız! 

Sen hala soğuk savaş yıllarının köhne sloganları ile devrimcilik oynamaya devam edersen, önce kardeşlik hukukumuzu, Atatürkçü şahlanışı bitirir, sonra da binlerce ülkücü şehidin ahı ile yerle yeksan olursun. Kendine gel! 

Yazımı Arslan Tekin’in makalesindeki son cümle ile bitirmek istiyorum:” CHP'liler, bütün Türkiye'yi kucaklamak istiyorlarsa mutena bir köşeye koydukları Nâzım Hikmet ikonunu kırmalılar.”