TÜRK SİNEMASININ BEDBAHT VAZİYETİ
İstanbul´un Boğaziçi´ne, Kızkulesi´ne aşık yazarlar gitti, barlarına, pavyonlarına aşık yazarcıklar geldi.
Tarih: 31.10.2019 22:25:26 / 137okunma / 0yorum
MERTCAN GÖNEN

TÜRK SİNEMASININ BEDBAHT VAZİYETİ


      Tasavvur ediniz; diş ağrısı şikayetiyle bir muayenehaneye giriyorsunuz, birisi dişinize operasyon yapıyor fakat operasyonu yapan kişi diş hekimi değil. Ne olur? Ağrılar, acılar kaçınılmaz olur. Adlî işlemlerinizin takibi için bir hukuk bürosuna giriyorsunuz, çok önemli davanızda sizi savunacak bir avukat arıyorsunuz, birisi sizi savunuyor fakat o kişi avukat değil. Ne olur? Trajedi. Resimleri müzisyen yapıyor, besteleri aşçı, yemekleri garson...

      İşleri, işin ehli olmayan bireyler yapmaya kalktığı zaman kaos olur, karmaşa olur, fiyasko olur, kötüye dair her şey olur fakat iyiye dair hiçbir şey olmaz. Fakat gözlerden kaçan vahim bir durum var ki yazarlığı, yazar niteliği taşımayanlar da yapabiliyor. Kişilerin yazma-çizme haklarına sözüm yok fakat bu kişilerin yazdıkları-çizdikleri toplumsal medyaya yansıdığı zaman olumsuz sonuçlar doğuyor. Denge-denetleme sistemindeki arızalar ve sistemdeki arızalı kişiler de bu vahim meseleyi destekliyor. Mazisi edebiyatla ve büyük edebiyatçılarla dolu Türk Milleti, bu türden meselelerle karşı karşıya bırakılmamalıdır.

      İstanbul´un Boğaziçi´ne, Kızkulesi´ne aşık yazarlar gitti, barlarına, pavyonlarına aşık yazarcıklar geldi. Aşkı, "Başka kadınların en yakın temaslarında veremedikleri saadeti, yalnızca, senin yüzüne, gözlerine bakmakla buluyorum." diyen üstadlar gitti, "Seviyorum ulan!" deyip, sevgilisinin evini kurşun yağmuruna tutan magandalar, his fukaraları geldi. "Ulusum ulusların en büyüğüdür, Türk oğlu Türk´üm ben!" diyen milli yazarlar gitti. "Türk" adını geçirmekten imtina eden adamlar geldi. "Adam Var Adamların Nakşıdır, Adam Var Hayvan Ondan Yahşidir." Fakat adamların nakşı olan değil, hayvanların ondan yahşi olduğu adamlar...

      Eski bir üstad diyordu ki, "Cahil kafacığını çürük ümitlerle doldurmuşlar, ee, n´aparsın, aşağılık mecmualar, kötü filmler, pis efsaneler, ben şimdi sana hakikati nasıl anlayacağım? Ah, ihtiyar medeniyet! Çocuklarına sağlam, yepyeni bir dünya kurmaktan bunca aciz misin? Bizi yabancı diyarlardan getirttiğin süslü yalanlarla mı besleyeceksin?" Bu derin mahiyetli satırlar gitti; tarihinden, edebiyatından bihaber kişilere kaldı meydan. Eskiler, derin ve şanlı maziyi sorguluyor, arıyor, göstermeye çalışıyordu. Şimdiyse, değil insan ruhunu, millet kültürünü bilen, kendisini bile tanımayanlar hâkim oldu ortalığa.

      Bir şarkı giriyordu filmin arasına, "Gel bir daha gül rûyini aç handeni göster, Çeşmim seni, kalbim seni ister..."  şimdi o gül rûyiler, şiirden parçalar gitti, "zıplıyor kanguru" gibi edebiyat düşmanı parçalar geldi. İstanbul´u gözleri kapalı dinleyenler gitti, sefahatkâr hodbinler geldi.

      Velhasılı kelam, yazarlık bir sanattır; kelimelerin ruhunu, mahiyetini bilemeyen, milletinin tarihini ve kültürünü bilmeyen, kişisel gelişimini tamamlamamış bireylerin dizi-film yazıp, televizonlara sürmesi, tam bir şenaattir! 15-20 yıl önceye kadar filmler Orhan Kemal, Kemal Tahir, Atilla İlhan, Rıfat Ilgaz gibi üstadların kalemlerinden çıkan eserlerden olurken, bugün, elinde bir miktar sermaye bulunan herkesin film yazıp, televizonlara sürebilmesi; attan inip eşeğe binmek değil, göklerde uçarken, bataklıklarda sürünmektir.

     Televizyonlar milletin üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir. Sürekli aile kavgaları, töre cinayetleri, sokak serserilikleri, cinayet, zibidilik mahiyeti taşıyan filmler, toplumun psikolojisinde ve kişiliğinde olumsuz değişimler gerçekleştirecektir. Bunu, daima görüyor ve gözlemliyoruz.

      Eğer ki kötü model olma yolunda hızla ilerleyen sinema sektörümüz, kontrol-gözetim altına alınmazsa, mafyalığa özenen, eşini öldüren, kendisini film karakteri zanneden akıl hastaları da çoğalmaya devam edecektir.

Anahtar Kelimeler: TÜRK, SİNEMASININ, BEDBAHT, VAZİYETİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
MEMLEKET BATIYOR DEYİP AVRUPA´YA KAÇMAK (21 Ekim 2019 - Pazartesi)
DIŞ GÜÇLERİN OYUNLARI (04 Ağustos 2019 - Pazar)
MECLİSTEKİLER (29 Temmuz 2019 - Pazartesi)
DEVLET MALINI SAVURANLARA (16 Temmuz 2019 - Salı)
SANAT (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
AYRICALIKLI ÇOCUKLAR (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
SURİYELİ MESELESİ (24 Haziran 2019 - Pazartesi)
YA BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE! (19 Haziran 2019 - Çarşamba)
YERLİ VE MİLLİ KİME DENİR? (07 Haziran 2019 - Cuma)
ÇÜNKÜ ÇALDILAR (MI?) (14 Mayıs 2019 - Salı)
ATATÜRK´ÜN HUKUKA SAYGISI (28 Nisan 2019 - Pazar)
(SÖZDE) TÜRKİYE İTTİFAKI (21 Nisan 2019 - Pazar)
TÜRK MİLLETİ BIKTI! (12 Nisan 2019 - Cuma)
TRAKYALILIK ÖLÜYOR (25 Mart 2019 - Pazartesi)
BİR DESTANDIR ÇANAKKALE (18 Mart 2019 - Pazartesi)
MEMLEKETİM ADINA KORKUYORUM (10 Mart 2019 - Pazar)
HOCALI KATLİAMI (01 Mart 2019 - Cuma)
DEMOKRATİK CUMHURBAŞKANI NASIL OLUR? (23 Şubat 2019 - Cumartesi)
HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? (15 Şubat 2019 - Cuma)
SEÇİMLERDEN BEKLENTİLERİMİZ (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
BİR İSMET İNÖNÜ ANISI... (03 Şubat 2019 - Pazar)
MAZİYE BORCUMUZ VAR! (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
YAZIKLAR OLSUN TÜRKİSTAN´A SUSANA! (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
TÜRKİYE´DE KADIN OLMAK (11 Ocak 2019 - Cuma)
TOPLUMUN AKIL VE RUH SAĞLIĞI (07 Ocak 2019 - Pazartesi)
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ NE DEĞİLDİR? (02 Ocak 2019 - Çarşamba)
KİM KISKANIR KİM GELİŞİR? (30 Aralık 2018 - Pazar)
MADDÎ VE MANEVİ SAVAŞ (23 Aralık 2018 - Pazar)
DİK ADAM; HÜSEYİN NİHAL ATSIZ (16 Aralık 2018 - Pazar)
BÜYÜK TEHLİKE; TARİKATLAR (12 Aralık 2018 - Çarşamba)
TÜRK DÜŞMANI OLSAM NE YAPARDIM? (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
ONLARI BİLELİM (29 Kasım 2018 - Perşembe)
TÜRKİYE´DE TÜRK OLMAK (17 Kasım 2018 - Cumartesi)
SİYASETÇİLER (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
TABİAT (14 Ekim 2018 - Pazar)
TÜRK´ÜN KANAYAN YARASI; TÜRKİSTAN (06 Ekim 2018 - Cumartesi)
ATALARLA ÖVÜNMEK (30 Eylül 2018 - Pazar)
GÖKBÖRÜ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK (16 Eylül 2018 - Pazar)
EĞİTİM VE CEHALET (16 Eylül 2018 - Pazar)
FEDAKÂRLIK VE TÜRKÇÜLÜK (16 Eylül 2018 - Pazar)
TÜRK KADINI (16 Eylül 2018 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.7665
EURO
6.3586