Nezih OKUR


Tabansız Taban

"Tanrım, bunlar nasıl partili?" diye düşünürken, birden yel değirmeninin kanadı yüzüme çarptı.


 

Tabanımız tabansız çıkmıştır.

Sadece taban değil tavan da tabansız.

Çok örneği var.

Bir zamanlar mecliste Emine Ülker Tarhan için 20 yürekli vekil bulunamamıştı.

Süleymanpaşa´da ilk defa üyeleri adam yerine koyan, onlara partide ilerleme yolu açan bir proje için 400 yürekli üye ortaya çıkmadı. 

 

Sosyo-politik bir deney

Bir aydır Süleymanpaşa CHP İlçe başkan adaylığı için kampanya yürütüyordum.

Amacım başkan seçilmekten çok, demokratik bir kongre için, hep savunduğum  bazı fikirleri uygulamada görmekti.

"Bağımsız Üyevekilleri Taban Hareketi" diye internet üzerinden üyelere yönelik bir çalışma başlattım. 

Oldukça öğretici bir deney oldu.

 

Ne düşünüyordum ?

Sade bir üyenin, isterse, yeteneklerine göre yükselmesi, üyevekilliğinden başlayarak milletvekilliğine kadar yolunun açık olması gerektiğine inanıyordum.

Bütün bu aşamalarda adil seçim yöntemlerinin kullanılmasını savunuyordum. 

İlçe başkan adayının üyevekili listesi hazırlaması, Ankara´nın belediye başkanı, milletvekili adaylarını belirlemesi gibi yöntemlere karşıydım.

O nedenle üye tabanını harekete geçirmeyi hedefledim.

 

Ne yaptım?

Süleymanpaşa´da kayıtlı 5300 üyeye anlamlı mesajlar çekip mevcut sisteme karşı çıkmaya, kendi iradeleriyle bağımsız üyevekili adayı olmaya davet ettim.

Üyevekili adayları için bir form ve ek bilgiler içeren bir blog sitesi hazırladım.

Başvuruları bekledim, "form doldurmak zor" diyenler oldu.

Giderek üyevekili başvurusu yapmayı  "cevapsız arama" yöntemine kadar kolaylaştırdım.

Yani, telefonu bir kere çaldır kapat, adını delege listesine yazdır!

Sonunda  delege listelerini, demokratik olduğunu düşündüğüm,  ?örnekleme? yöntemi ile tamamladım.

 

Ne buldum?

Toplam 36 000 (yazıyla otuz altı bin) mesaj gitti, 60 üye cevap verdi!

Üye listesi güncel olmayabilir ama,  5300 CHP´liden sadece 60 kişinin cevap vermesini hiç beklemiyordum.

Herhalde 5240 kişi ya okumuyor, ya anlamıyor, ya çekiniyor, ya korkuyor, ya aldırmıyor, ya da "acaba kim kazanır, kime takılayım?"  gibi hesaplar yapıyordu.

Konuştuğum arkadaşlar önerdiğim sistemin çok doğru, demokratik bir şey olduğunu söylüyor, ama öne çıkıp "tamam, hadi bunun için çalışalım" diyen çıkmıyordu.

Partide önemli kademelerde bulunmuş, ilçe seviyesindeki hesaplaşmaları çoktan aşmış, sözü dinlenen kişiler dahi  bir-iki cılız "like"tan öteye gidemediler.  

 

Son damla

Blog sitesinde ve 59Haber Gazetesindeki yazılarımda örnekleme yönteminin temsil gücü, hata oranı, güvenirlik yüzdesi gibi kavramlar konusunda bilgilendirici yazılar yazdım.

Listeme aldığım  üyelerin bazılarını seçimden önce arayıp görüşmek istedim.

Ama daha istatistik konusuna sıra gelmeden, konuştuğum üyelerin bir kısmı  ilgilenmediklerini, görev istemediklerini söylediler.

"Bu numara yanlış, ben üye değilim" diyenler oldu.

"Tanrım, bunlar nasıl partili" diye düşünürken, birden yeldeğirmeninin kanadı yüzüme çarptı, telefonda hala üyelerle iletişim kurmaya çabalayan eşime "Tamam, bırakıyoruz" dedim.

Sevgili dostum Sezai Tali´nin grubu ile işbirliği yapmaya karar verdik.

Bana destek olmuş arkadaşlara durumu anlatan bir açıklamayı blogda ve Facebook´ta paylaştım.

 

Şimdi ne olacak?

24 Kasım´da yapılan üyevekili seçimi sonuçlarına göre yönetimde değişen bir şey olmayacak.

Önde giden başkan adaylarının hiç biri bir yenilik getirecek durumda değil.

Görünüşe göre kendileri için belediye başkanlığı gibi bazı hedefler koymuşlar, örgütü pek düşündükleri yok.

İkisinin de kemikleşmiş takipçileri var.

Kim kazanırsa kazansın bölünme olacak, taraflar birbirini baltalamaya çalışacaklar.

Aslında bu adayların etrafında koşanlar 200-300 kişiyi geçmiyor.

Bu arada 5000 üye, öğrenilmiş çaresizlik içinde, ne yapacağını bilmeyen, yeni bir adım atmaya çekinen, ilgisiz tipler olarak bir dahaki seçimlere kadar uyumaya devam edecek.

 



Alp Cirak
25.11.2019 19:03:54
Yel degirmenleri ile mucadeleye devam. Don Chichotte de beceremedi ama bunca yildir Dunya´nin kahramani... Benim asil sovalyem odur.