İbrahim BİRELMA


RÜŞTÜ BOZKURT´TAN BAZI GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELER


       1967-1971 döneminde  öğrencisi olduğum Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde sınıf arkadaşım olan Rüştü Bozkurt ders kitapları dışında da bazı kitaplar okumamı, yazmamı özendirmiş, o günlerden bu yana beni desteklemiştir. O´nun bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak ?Hayat çorbasında bir kıymık tuzumuz olsun? diyoruz.

     -?En büyük maliyet hedefsizliktir? genellemesi her zaman için geçerli bir uyarıdır.

      Aşağıda başlıklar halinde, ? iddialı hedeflere  neden  ulaşamadığımıza?  ilişkin bazı düşüncelerimi paylaşıyorum:

       1-İnsanların ?kim? olduklarıyla  aşırı ilgilenen, ?ne yaptıklarını? umursamayan, ?kifayetsiz muhterislerin? önünü açan anlayışların yarattığı eş-dost kayırmacılığından kurtulamaz, liyakatsızlığı cazip hale getirirsek?

       2-?Eltiler kavgası, kardeşler dırdırının? yıkıcı etkisiyle binlerce işletmenin batmasına yol açan anlayışları terk edemezsek?

      3-Çağımızı yönlendiren temel eğilimin ?bağlantıların artması, iletişimin yoğunlaşması, işbirliklerinin çeşitlenmesi? olduğu halde, ? bizde ortaklık olmaz?, ?çatal kazık yere batmaz?, ? ortak atın  beli  kırık olur? diyen kültürel  önyargıları kırmazsak?

     4-Doğru bildiklerimizi, sözlerimizi demleyerek söyleme cesareti yerine, ? önde gitme asılırsın, arkada kalma basılırsın, iyisi mi durumu idare et? diyen edilgen anlayışı birey, topluluk ve toplum düzeyinde silip atamazsak?

     5-Kurumlara, topraklara ve devlete küsülemeyeceği bilincine ermez, kapsayıcı kurumlara sahip çıkma cesaretini gösteremezsek?

    6-Dünyanın en tehlikeli tutumu olan ?kendi yanılmazlığına inananların? peşinde sürüklenirsek?

    7-Yedi büyük günahtan biri olan ?açgözlülük ve sorumsuzluk? peşinde olanları caydıramaz, ?yapanın yanında kar kalıyor? algısını kıramazsak?

    8-?Kibir ve üstünlük inancını? söküp atmaz, ?kendimize ayna tutma? olgunluğunu gösteremez, yaptıklarımızı abartır; ? yanılmazlık batağına? saplanırsak?

     9-İnsan ömrünün sonlu ve kısa olduğunu, o nedenle bireylerin kısa ömürlerine çok şey sığdırma eğiliminde olacağını anlamazsak? ? Mehmet ile memleket çıkarlarının her zaman örtüşmeyeceği? gerçekliğini içimize sindiremezsek? ?İyi yönetişimin? temel kuralının ?Mehmet´le memleketin çıkarlarını dengeleme? olduğunu zihnimizde meşrulaştıramazsak?

        Iddialı hedeflerimiz şaşar!( Rüştü Bozkurt,Aralık 2019, İstanbul, rustu.bozkurt@ dunya.com)

      -İnsan biraz da başkaları  için yaşadığı zaman insandır.

     - Her koyun kendi bacağından asılır; doğrudur? Ama insanlar koyun değildir; o nedenle biraz da birbirlerinin bacaklarından asılır!( Aziz Nesin)

      -Geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreğinde Çorum´dan Van´a, Samsun´dan Çanakkale´ye, Adana´dan Gaziantep´e girişimci sorunlarının  tartışıldığı toplantılarda, ? bir çivi çakandan Tanrı razı olsun anlayışı yanlıştır. Çaktığı çivi ortak kaynaklarımızı israf ediyorsa; üretilen malların rekabet gücü yoksa ?ekonomik değer? üretemiyorsa;  neden Tanrı razı olsun? Tam tersine, akıl kullandığı için, insan ve sermaye kaynağımızı israf ettiği için Tanrı cezasını versin? diyebilme düzeyine gelmeliyiz? temasını çok sık işledim.

     -Artvin yöresinde bir özdeyişle, ? Ben babamdan öğüt aldım/ Bir taş ile duvar olmaz/ Bir yerde ki sözün geçmez / Göç et orada hiç durulmaz? deniyor. Göçmen sözünü geçirmek için herkesten farklı olanı yapmak, önde durmak ve güçlü olmak psikolojisi ile üretken olmak zorundadır.

     -İşin özü kendimize yatırım yapmaktır. Kendi sütünü mayalamasını bilmeyen, başkasının yoğurdundan yağ çıkaramaz. O nedenle girişimcilik, biraz da yüreğimizi mayalamakla başlar. Mayalanmanın özü birikimdir.

     -Bence zamanın doğru kullanılması şudur: Eğer yapabiliyorsanız diğer insanlara, diğer canlılara yardım edin. Eğer bunu yapamıyorsanız  en azından onlara zarar vermekten kaçının! (Dalai Lama)

     -Usta bütün bildiğini çırakları öğreten, ertesi gün öğretecek yeni bilgiler üretebilen insandır.

     -Siyasi karşıtlarının idama mahkum edildiği bir dönemde kendisini ziyarete giden gençlik önderlerini İsmet Paşa şu saptamayı yapar: ? Siyasette haklı haksız yoktur, güçlü ya da güçsüz vardır. Kim güçlü ise o haklı gibi görünebilir. O nedenle siyasette maharet en güçlü olduğunuz zaman, kendinize ilkelerden ve yasalardan sınırlar çizmesini bilmektir.  Eğer sınır çizmezseniz, gücünüz bir gün sizi esir edebilir. Siyaset bugün haksız gibi gözükenler, yarın kahraman olabilir. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. Bu tarih dersinden yararlanarak  iki binde bir ihtimalle de olsa  siyasette tamiri imkansız hata yapmamak gerekir.  İdam, tamiri imkansız bir hata olur!?

       Sosyal yaşamdan siyasetin düzenlenmesine, güç kullanmasını bilmek çok önemli bir ?beceri?dir. (Rüştü Bozkurt, İşleyen Kurumlar Yaratmak, Ocak 2005)                                                                                           26.2.2020