PATATESTEN EKONOMİYE
PATATESTEN EKONOMİYE
Tarih: 20.4.2017 16:58:23 / 1100okunma / 1yorum
Kâmile GÜLGEZEN

       Günlerdir ülke gündemini  meşgul eden referandum süreci  nihayet     bitti. Sanki bir sihirli değnek gibi problemlerimizi çözecek zannettik. Hiçbir problemimizi  çözmediği gibi  maalesef  kutuplaşmayı sağlamlaştırdı.  Huzur ve  güven   gibi  sosyal sıkıntılarımız  yanında  ekonomik sıkıntılarda  kapıya dayandı. Açıklanan ekonomik  veriler ve uluslararası  yapıların  beyanları  tökezlememizi  bekler mahiyette..    Bunları çözecek  olan, ülkenin siyasi kurumları ve  siyasi argümanlar   bunlarla uğraşacak durumda değiller…

         Yıllardır uyuyan enflasyon canavarı  uyanmaya başladı . Bir neslin enflasyonla büyüdüğü  ve bu alanda dünya şampiyonlukları  olan ekonomimizde, enflasyon 2004 yılı itibariyle tek haneliye indirilmiş o günlerden bu günlere tek haneli olarak seyretmişti. Fakat TÜİK tarafından açıklanan  son enflasyon rakamlarına göre   Nisan ayı itibariyle yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 11,29 ; yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 16,09 olarak gerçekleşti.  Tabi ki  kurdaki artış   en büyük faktör olmuş,   dışarıdan gelen  her türlü mal ve hizmetin fiyatı arttığından bu etki içeriye enflasyon olarak yansımıştır.  Gerçi kurdaki artışlar ithal tüketim mallarının fiyatlarını yükselttiğinden  iç piyasadaki talebi daraltır; insanlar ithal ürün yerine ikame yerli ürüne dönerler.  Üretmediğimiz ithal tüketime ödenen dövizi azaltacağından kur yükselişlerinin tek yararı bence budur. Fakat almak zorunda olduğumuz temel girdiler yanında,   yatırım malları ve bir takım stratejik mal ve hizmetlere de daha fazla ödeme yapacağımızdan arz enflasyonuna katkı yapacağı kuşkusuzdur. Enflasyonun temel nedeni arzın talebe yetmemesi  neticesinde malların fiyatlarının artması sonucu ortaya çıkan  talep  enflasyonu ve ithal  girdi malların, milli paranın değer kaybetmesiyle yada dünya piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle fiyatlarının yükselmesi sonucunda  ortaya çıkan  maliyet- arz  enflasyonudur.  Maliyet enflasyonunu talep enflasyonu takip eder.   Dışarıdan almak zorunda olduğumuz petrolün fiyatının artması neticesinde  temel bir girdi olarak ülke piyasasında üretilen  tüm malların fiyatlarını yükseltir. Üretmeden enflasyonla baş edebilmek mümkün değildir.   Peki yaklaşık  on yıldır enflasyon nasıl dizginleniyor?  Şimdi neden uyanmaya başladı?

   Konjonktürün uygun olduğu, yüksek faizden dolayı  yabancı yatırımcının bizi sevdiği dönemlerde  ekonomiye akan sıcak para   kuru düşük tutuyor, düşük kur üzerinden   tüm dünyadan ülkemize ithal mallar akıyordu. Açılan AVM lerde dünya markaları ile tanıştık. Almamız için  çok uluslu bankalar kredi kartları dağıttılar. Böylece ürettiklerini bize satarak bir satın alma çılgınlığı içinde borçlandık, dolayısıyla daha fazla  çalışmamız gerekiyordu. Çark gittikçe hızlanıyor hiçbirimiz yetişemiyorduk. Kimin için çalışıyorduk?  Ülkemiz için,  çocuklarımız için, geleceğimiz için….  Hayır, banka için…  Bunun yanında   millî gelir rakamları da artıyor yani üretimimiz artıyor gibi görünüyorsa da reel gerçek üretim sahaları  olan tarım sanayii kendi haline  bırakılmış,  hizmet sektörü şişmişti.  Üretmeyen bir ülke…  Amerikan , Fransız ve  Hollanda çiftçisinin ürettiğini yiyen  hazırcı Türkiye… Kısa bir süre önce Manisa´nın Ödemiş ilçesi Birgi´de dinlediğim bir  olayı nakletmek istiyorum.  O yörenin patatesi meşhurdur. Çiftçi patatesini yetiştirirken birkaç çiftçi,    çok uluslu bir çiçek firmasının talebi doğrultusunda  kesme çiçek üretimine başlar. Çiçek soğanları  çiftçilere neredeyse bedava olarak dağıtılır ve alım garantisi vererek  çiçekler yetiştirilir. Çiçek ekenlerin iyi kazandığını gören diğer çiftçilerde patatesi bırakarak çiçek ekmeye başlarlar ve iyi kazanırlar. Artık patatesten vazgeçmişler ellerindeki makine araç gereç tarla düzenlerini tamamen kesme çiçeğe göre  ayarlamışlardır. Son yıllarda firma çiçek soğanlarının fiyatını gittikçe arttırmaya başlar. Hibrit olan soğan ancak iki sene mahsul verebildiğinden çiftçi soğanı firmadan almak zorundadır.  Soğanı 1 e veren  firma,  çiçeği 2 ye almaya başlamış sonuç olarak çiftçi  ancak maliyetini karşılayacak bir geliri kabullenmek  zorunda kalmıştır.  Söylendiğine  göre şimdilerde çaresizmişler.. Ne çiçeği bırakabiliyor nede patatese dönebiliyorlarmış.

           Bunun gibi çiftçi hikayeleri ülkemde çok fazla… Serbest ekonomik düzende  herkes kendi kararını verir. Bu çiftçinin kendi kararı; çıkarına göre hareket etmiş  biz ne mi demek gerekiyor.  Bireysel çıkarı anladık,  ya toplumsal çıkar ne olacak... Burada devletin görevi başlıyor.  Planlama ve devlet  kapitalizmin sevmediği kavramlardandır.  Devletin bir planlaması olmalı,   çiftçi örgütlenmelerini kooperatifleri güçlendirmeli… Bütün dünyada bu böyle.. Bu ülkeyi sahipsiz  bırakanlar bir gün bunu hesabını insanımıza vereceklerdir. 

Anahtar Kelimeler: PATATESTEN, EKONOMİYE
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Tarihin pusulası
20.4.2017 20:50:04
Devlet büyüklerinin de az sozle cok sey anlatilmis bu guzel makalenizi okumasini isterdim.
Yazarın Diğer Yazıları
İLLE DE EĞİTİM (13 Haziran 2019 - Perşembe)
“Kötü Para İyi Parayı Kovar.” (19 Mart 2019 - Salı)
EKONOMİK KRİZ VAR MI? YOK MU? (12 Ekim 2018 - Cuma)
SİYASETTE KADIN OLMAK (04 Eylül 2018 - Salı)
BUGÜNÜ ANLAYABİLMEK... (15 Nisan 2018 - Pazar)
SEVGİ KAÇ PARA !!! (13 Şubat 2018 - Salı)
DOMİNO ETKİSİ (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
GERÇEK EKMEĞİN PEŞİNDE 2 (08 Aralık 2017 - Cuma)
GERÇEK EKMEĞİN PEŞİNDE (27 Ekim 2017 - Cuma)
SAKARYA´DAN KERKÜK´E (14 Eylül 2017 - Perşembe)
MEMLEKET SEVGİSİ NEDİR? (19 Temmuz 2017 - Çarşamba)
KADİM DAVAMIZ KIBRIS (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
HADİ GELİN KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
TARZ-I SİYASET (08 Mart 2017 - Çarşamba)
VARLIK FONLARI (16 Şubat 2017 - Perşembe)
KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI VE TÜRKİYE (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
DÜNYANIN PARASI (17 Ocak 2017 - Salı)
DEMOKRASİ VE ANAYASA (04 Ocak 2017 - Çarşamba)
CUMHURİYETİMİZİN ANAYASA TARİHİNE DAİR... (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
ANAYASA TARİHİ (13 Aralık 2016 - Salı)
ANAYASALAR NEDEN ÖNEMLİDİR (08 Aralık 2016 - Perşembe)
YENİDEN ÜRETEN TÜRKİYE (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.0824
EURO
6.5654