KADININ KADIN DÜŞMANLIĞI
Gelelim akşam beni çileden çıkaran konuya. Aslında yeni açılan bir post değil sürekli dönen bir konu.
Tarih: 23.10.2019 15:06:34 / 495okunma / 0yorum
Canan GÜNDÜZ ŞENTÜRK

Günlerdir köşeme geri dönüş yapıp yazma hevesindeydim. Fakat konudan yana sorun yaşarken buluyordum kendimi; yazamıyorum, yazamıyorum... Derken, dün akşam sosyal medyada görmüş olduğum bir paylaşım beni öyle çileden çıkardı ki “dedim tamam Canan, yaz bunu. Bütün içine dolanı taşanı yaz”. Aldım elime kâğıdı kalemi başladım içimi dökmeye…

10 ay önce biz kız çocuğu dünyaya getirdim Allah bize bağışlasın. Hamileyken insanın içinde bir endişe, eksik kalma, yetememe korkusu… Oku, araştır öğren modundasın hep. Tabii internet, özellikle sosyal medya da bu öğrenme araçlarına giriveriyor günümüz şartlarında doğal olarak…

Bazı gruplar kurulmuş. Anneler için her şey, bebeğim için her şey, ek gıda da bilmem ne vs vs. Bilmediğini bir bilene sor felsefesi vardır ya bizde amaç aslında bu. Yani en azından ben öyle olmasına inandırdım kendimi. Neyse gruplarda konuşulan cahilce konulardan da o konular hakkında yorum yapanlar için de çok yazılacak var da ben onları başka bir yazıya bırakayım diyorum.

Gelelim akşam beni çileden çıkaran konuya. Aslında yeni açılan bir post değil sürekli dönen bir konu. Sadece o grupta değil sosyal medya da,  sağ da solda her yerde. “Emzirme”… Evet, üzerine bilen bilmeyen herkesin yorum yaptığı en çokta kadınların birbirine acı çektirmek için kullandığı silah…

Nasıl mı? Dün akşamki posttan yola çıkayım; kadının biri bir yerden bulmuş bir biberon fotoğrafı üzerine de atmış başlığını “Biberon Tuzağı” diye. Tabii ben de dâhil birçok annede bir telaş bu nedir böyle diye?

Açıklaması ise aynen şu şekilde: Aslında bu her şeyin özeti lütfen çevremizde hamile bi arkadaşınız varsa onu biberon tuzağından çekip alın. Mutlaka birileri “ver ver bişey olmaz bak ben beş çocuğu hem emzirip hem biberon vererek büyüttüm” diye yanlış öneride bulunuyordur. Sizin bebeğiniz memeyi bıraktığında komşunun çocuğu hala emiyor olmasının size bir faydası var mı? Tehlikenin farkında olun, yavrunuz sizi doya doya emmek için tam 9 ay sabırla bekledi. Hatta içeride kendi parmağını emerek sizin memenize sıkıca yapışma egzersizleri yapıyor. Kendinize inanın, bebeğinize güvenin… Ve emzirin gitsin.” Diye hemşire bir kadın paylaşım yapmış.

Altına ne yorumlar ama düşüncesizce işte ben şöyle emzirdim böyle emzirdim. Emzirmeyen anneyim demesin. Yok, biberon rahatlık… Annelik o kadar kolay değil vs vs. Tamam kabul anne sütü mucize. Bunu tüm dünya kabul etmişken bizim çıkıp buna hayır deme lüksümüz yok. Zaten akıl sağlığı yerinde olan hangi anne bebeğinin yararına olacak bir mucizeden uzak kalsın ki? Peki, bu hemşire kadın bu paylaşımı yazarken hiç düşünür mü emziremeyen anneleri? Ya da postun altında annelik sorgulayanlar, mamayla bebeğini büyütmek zorunda kalan annelere zehirle besliyormuş muamelesi yapanlar düşünür mü kendi hemcinse yaşattıkları acıyı? Erken doğum yapan, sütü gelmeyen, bebeği küvezde kalan, sarılık tehlikesi atlatan ya da daha başka bir sürü sağlık sorunu yaşayan annelerin gözünde midir bebeği biberonla mı doymuş ya da başka bir etkenle?

Neden biz Türk kadınları bebek ziyaretine gittiğimizde ilk sorumuz “Emiyor mu?” olur. “Hiiii mama mı veriyorsun? Hem de biberonla cık cık cıkkkk…”          Sanki fare zehrini ölçüp ölçüp biberonla bebeklerine veriyormuş gibi davranırlar, konuşurlar? Sütün mü yok? Olmaz tabi. Emzir sık sık o süt gelir gelir. Sakııınnn mama verme yoksa seni bırakır. Ne demek yaa bir bebeğin annesini bırakması? Kolay mı o kadar yani. Aç bırakmak yada sarılık olması daha mı iyi yani…

Ya bu normal doğum yaptım diye ortalıkta valide sultan gibi gezen taze annelere ne demeli? Sezaryenle doğum yapana anne denemez diye fetva veren açıklamalarda bulunanlar bile var. Hadi bunlar genç cahil kesim onu anlıyorum da eskiler de var. Sizde anne misiniz bizim zamanımızda annelik şöyleydi böyleydi diye uzun uzun o geçmişi anlatıp hayattan soğutanlar yok mu?

Böyle şeyleri yaşayıp da yine bunları yeni yaşayan zor durumda olanlara en çok desteği kadınların vermesi gerekirken yine en çok zararı kadından görürüz biz. Nedendir bu kadının kadına düşmanlığı, niyedir?

Sadece böyle konular da değil üstelik. Her alanda her konuda ilk golü hep hemcinsinden yer kadın. Yeni bir işe başlamıştır ilk sorgulama orada çalışan kadınlar tarafından alınır. Bir ortama girdiğinizde ilk olarak kadınlar sizi baştan aşağıya süzer ne giymiş ne takmış vs diye.  Ya da bir yerde yükselme şansınız varsa bilin ki önce hemcinsiniz basar sizin üstünüze. Kayınvalidesinden zamanında çok çeken bir kayınvalide bin beterini yaşatmaya kalkar gelinine… Kocasından şiddet gören anne oğluna karısını dövsün sövsün diye akıl verir.

Sonuç olarak; bir kadına en çok zararı yine kadın verir. Bu nasıl çözülür ne zaman son bulur bilemem ama eğitimli kadınında eğitimsiz olanın da bilmesi gereken ülkeyi hatta dünyayı kadınlar veya kadınların yetiştirdikleri kurtaracak. Bırakalım kendi kendimize zarar vermeyi insanlığı kurtaralım.

Son olarak Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak Tekirdağ yerel basında yer alan köşe yazarlarını Des Otel´de toplayarak muhteşem bir organizasyona imza attı. Tek tek söz alan yazarlarımızı can kulağıyla dinleyip notlar alan Kadir Başkan, bu tip toplantıları en az 6 ay da bir de olsa yineleyeceğini belirtti. Köşe yazarlarına, yerel basına bir kez daha ne kadar değer verdiğini bizlere de göstermiş olan Kadir Başkan´a ve bizleri tek tek telefonla arayıp bu organizasyona davet eden Nilay Aksoy´a teşekkür eder, onur duyduğumu belirtmek isterim. Zaten verilen değer, gördüğümüz saygı, gazetemizin teşviki beni yeniden köşeme dönme arzumu tetikledi. Her birine tek tek teşekkür etmek istiyorum.

Bu tip organizasyonların artması temennisiyle… Sevgi, saygı ve hoşgörüyle kalın….

 

 

 

Anahtar Kelimeler: KADININ, KADIN, DÜŞMANLIĞI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
EFSANE PROJE (24 Şubat 2018 - Cumartesi)
CHP´ DE DEMOKRASİ ŞÖLENİ (28 Aralık 2017 - Perşembe)
ANKARA (10 Aralık 2017 - Pazar)
SONSUZ TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE !!! (21 Kasım 2017 - Salı)
CUMHURİYET´LE KALIN (29 Ekim 2017 - Pazar)
MUHALEFET İÇİNDE BİLE MUHALAFET (14 Eylül 2017 - Perşembe)
#CKD# (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Haydi Alkış (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
DEVE KUŞU MİSALİ (08 Ağustos 2017 - Salı)
Lozan Barış mı, Hezimet mi? (30 Temmuz 2017 - Pazar)
UYANALIM ARTIK (23 Temmuz 2017 - Pazar)
ARANAN TAZE KAN BULUNDU !!! (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
ADALET (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
KADIN (23 Haziran 2017 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
5.7665
EURO
6.3586