Hasan ERGE


HOŞ GELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN!

HOŞ GELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN!


?Şerh? kelimesi bildiğimiz kent, kasaba anlamında değildir. Arapça´ da ?şerh? açma, ayırma, yarma anlamında kullanılır. Yılın bütünü 12 aydır, bütünden ramazanı ayırsanız şerh kelimesi ?ay? anlamına gelir. Bir karara, bir hükme itiraz ettiğinizde, katılmak istemediğinizde kararın altına ?katılmama? anlamına gelen şerh düşersiniz. Kısaca şerh; ay, açma, ayırma, yarma anlamlarını yüklenmiştir.

Kelime hazinemizi çok zenginleştirmeliyiz. Son 50 yılda eski tabirlerden, kelimelerden ?Öz Türkçecilik? adına bizi hızla uzaklaştırdılar. Çok çok yanlış politikaydı. Oysa ?Yaşayan Türkçe? bizim daima özel edebiyat dünyamızdır. Her bir kelime bir kandil görevini görür. Konuşurken ?Hııı, aaaa, şey...? vurgularını sıkça kullanmamızın sebebi anlatmak istediğimize karşılık gelen kelimeyi hemen bulamamaktan kaynaklanmaktadır. Siyasilerin zora düştüğü anlar ?yanlış anlaşıldım? anlarıdır. Doğru düzgün cümle kuramazsanız yanlış anlaşılma çukuruna her zaman düşersiniz.

Ramazan ayı gerçekten sultandır. 11 ayın sultanıdır. Ne kadar çok bereketlendiğimizi bir düşünsenize! Fakire kucak açmanın tadı, hazzı, gönül huzuru nerede var? Oruç tutmanın sağlık yönüne hiç değinmeyeceğim, o zaten bellidir. Ama toplumsal kaynaşmada, affetmede, dostluklar oluşturmakta adeta ilaç gibi gelir bizlere... İnsanlarımız camilere, mescitlere koşarak bu ayda bambaşka nimetlere kavuşurlar.

Doğru ile yanlışı ayırmada en kolay ya da en güçlü anımız ramazan ayı içinde gizlenmiştir. Bu gizli hazineyi açığa çıkarmak bizim kendi elimizde, çünkü semalardan Allah´ ın bereketi nuru kesintisiz inmektedir. Bunu bileceğiz, inanacağız, ibadetlere yöneleceğiz. Kalbimizi azıcık dahi olsa ilahi nurla yıkamış olsak onun gücüyle bir yıl idare ederiz. Bize, asgariden 1 yıl yetecek maneviyat akümüzü bu ayda doldurmak çok karlı bir iştir.

İkinci gece teravihimizi yine Mahallemiz Osmanlı Can Camiinde eda ettik. Sohbeti camii hatibi İdris Başkaya Hoca yaptı. Akılda kalan en önemli uyarısı kadınlardı. Üst katları dolduran kadınlardan bazıları başı açık namaz kılmış, bunu Hocamıza ?Olur mu?? Diye aktarmışlar. İdris Hoca da başı açık namaz kılmanın caiz olmadığını söyledi ve üst kattaki kadınlar da bunu duydu; inşallah uyarıyı benimsemiş olarak dikkate alırlar.

Dinde herkes kendine göre kural koyamaz. Maçlarda nasıl ki sahaya çıkan sporcu kafasına göre kural icat edemezse camilerde namaz ve namaza taalluk eden konularda da herkesi bağlayan kurallar vardır. Ha kılarsanız size mani olacak yoktur ancak; ayetle, sünnetle, icma (içtihat) ile delil getirilmiş hususlarda ?Ben aklıma uyarım!? serbestliğine cevaz yoktur. 

Din konusu çok dikkat isteyen bir saha; bilir bilmez herkes din hakkında konuşabilir diye bir kural yok. O zaman işin içinden çıkılamaz bir hal alır. Günümüzde medya alanında dinle alakalı haddinden fazla tezvirat var. Diyanet İşleri Başkanlığı vatandaşın aklını karıştıracak yayınlara izin vermemelidir.

Hiç olmazsa ramazan ayında Müslümanların kafası iğdiş edilmese; diyorum.