GÖÇMENLERİN DRAMI
Tarih: 10.3.2020 09:05:47 / 2463okunma / 0yorum
Ahmet ACAROĞLU

Aslında buna insanlığın dramı da diyebiliriz. “Dünyada bir yerleşikler vardır, bir göçmenler. Bunlardan farklı olarak bir de mülteciler.” der Edward Said. Mültecilerin durumu daha farklı şüphesiz. Onlar bir anlamda kendi ülkelerindeki siyasi otoriteyle savaşan ve yasal olarak da suçlu konumunda olan insanlar. Yakalandıklarında hapse girecekleri kesin. O nedenle sığınacakları bir ülke arar ve bulduklarında da o ülke vatandaşlığına geçerek paçayı  kurtarmış olurlar.

Göçmenler daha çok ekonomik zorunluluklar nedeniyle veya yaşam koşullarına yenik düştükleri için  yer değiştiren insanlardır. Tarih boyunca milletlerin yaşadığı büyük göçleri hatırlayın. Ergenekon Destanı ;nüfusu çoğalan Türklerin, açlık tehlikesi yaşamamak için daha verimli topraklara sahip Ötüken  bölgesine göçünü anlatır. Bazen daha kalabalık ve daha güçlü orduların baskısı da halkların yer değiştirmesine, farklı coğrafyaları yurt edinmesine sebebiyet verebilir.

Hükümetlerin en önemli görevlerinden biri halkın refah seviyesini yükseltmek, iş ve istihdam alanları yaratmaktır. Bunun için üretim ekonomisini hayata geçirmek, yatırımları teşvik etmek, yatırımcıyı desteklemek en akıllıca iştir. Üretmeden tüketmek emperyalizme gönüllü köle olmak demektir. Çünkü “hazıra dağ dayanmaz “demiş atalarımız. Sürekli borçlanarak günü kurtarabiliriz ama yarınlarımızı asla. Lale devri çabuk geçer. Hüzünler kuşatır evine ekmek götüremeyen babayı, üşüyen çocuğuna bir mont alamayan anneyi. Kirli bir savaş varsa ülkesinde, kapitalist vampirlerce emiliyorsa ülkenin bütün varlıkları, bir de yönetenler işgalcilere boyun eğmişse saltanatlarının daim olması için, vay ki vay! Ne yapsın fakir fukara, ne yapsın bunca işsiz insan? Ya yasal yollardan geçip gidecek sanayileşmiş zengin ülkelere, ya da ölümleri göze alarak Ege´nin azgın dalgalarında bir lastik bota veya  sınırlardaki jiletli tellere bağlayacak umutlarını.

“ Bir yangın gibi taşıyıp durduk

kederi ve acıyı göğsümüzde

yer gök duman içindeydi sanki

genzimizi yakıyordu ayrılıklar” diyor şair Ahmet Telli.

Haber saati geldiğinde ürperiyorum. Edirne´de  gecenin karanlığında bir sal bulup Yunanistan´a geçmeye çalışan binlerce insanın perişan hallerini  görünce insanlığımdan utanıyorum. Yunan polisi ve askerlerinin vahşi ve acımasız müdahalelerini gördüğümde kahroluyorum. Nerde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi?! Nerede, medeni olabilmek için benzemeye çalıştığımız hümanist Batılılar?! Nerde AB Göç sözleşmeleri?!Nerde merhamet, nerde vicdan, nerdesin ey insanlık?!

Dostlar ben de bir muhacir çocuğuyum. Babam ve diğer aile büyüklerinin anlattığı acı ve ıstırap dolu göç hikayeleri hala tazedir ve canlıdır ruhumun derinliklerinde. Bayram gecelerinde mazi canlanırdı o büyük aile buluşmalarında. Anlatan da tutamazdı göz yaşlarını dinleyenler de. Kadınlar hep birlikte bir türkü tuttururlardı yanık sesleriyle. Türküler hasret doluydu Silistre´ye, Tuturakan´a,Tuna´ya. Atların veya öküzlerin çektiği arabalarıyla Köstence limanında bekleyen vapura bindiklerinde son bir kere daha ciğerlerine dolan Balkan havasıydı unutamadıkları. Bir de oralarda kalan evlad-ı fatihan mezarları.  Yıl 1938.Varna´dan kalkan o vapur İstanbul´da limana yaklaşırken ay yıldızlı bayraktır onları karşılayan. Bayrak onları öper, onlar mübarek toprağı. Allah´a şükrederler sonsuz kere, Atatürk´e ömürleri boyunca binlerce teşekkür. Çünkü; O´nun imzaladığı anlaşmayla kavuşmuşlardır hür vatana  ve onurlu hayata. Ne diyordu Mustafa Kemal:”Muhacirler, kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır.” O nedenle bağlılıkları içtendir ve gönüldendir Ata´ya.

Hiç kimse durup dururken terk etmez doğup büyüdüğü toprakları. Bugün itibarıyla dünyada 65 milyon insan yerinden yurdundan edilmiş durumda. Ülkemizde 5 milyon civarında sığınmacı yaşıyor. Çoğu Suriye´deki iç savaştan kaçıp bize sığınanlar. Yunanistan sınırından Avrupa´ya geçmeye çalışanlar ise daha çok Asya´dan ,özellikle de Afganistan´dan gelen Türkmenler. Onların çoğunun oturma izinleri dolmuş. Yani Suriyeli Araplar kadar şanslı değiller. Ya sınır dışı edilecekler, ya da bir şekilde Meriç nehrini geçecekler. O nedenle her türlü cefayı göze alıp Yunanistan´a  geçmeyi deniyorlar. Olan hep çocuklara oluyor. Aç uyuyor, açıkta donuyor , sebepsiz ölüyor çocuklar. Bu vebal hepimizindir dostlar. Allah´tan bir dileği vardı Akif´in, hatırladınız mı?

“Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”

Allah kimseyi vatanından ayrı düşürmesin. Allah kimseyi aç ve açıkta bırakmasın.---
Ahmet Acaroğlu
...
Anahtar Kelimeler: GÖÇMENLERİN, DRAMI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
FELAKET GÜNLERİ (30 Mart 2020 - Pazartesi)
AKŞENER´İN TRAKYA SEFERİ (27 Şubat 2020 - Perşembe)
UZUNKÖPRÜ´NÜN BİR ÖZLEMİ VAR (20 Şubat 2020 - Perşembe)
DİLİN KOPSUN EMİ! (12 Şubat 2020 - Çarşamba)
TEHLİKELİ GELİŞMELER (06 Şubat 2020 - Perşembe)
TERMAL TURİZM VE SORUNLAR (16 Ocak 2020 - Perşembe)
YENİ DERTLERE MERHABA (09 Ocak 2020 - Perşembe)
KANAL İSTANBUL VE REİS (25 Aralık 2019 - Çarşamba)
İSTANBUL´DA BİR SONBAHAR (28 Kasım 2019 - Perşembe)
YAŞASIN CUMHURİYET (29 Ekim 2019 - Salı)
KELİMELERİN ARKA BAHÇESİ (19 Ekim 2019 - Cumartesi)
VAKİT GAZA VAKTİDİR (10 Ekim 2019 - Perşembe)
İNSAN YAŞADIĞI YERE BENZER (25 Eylül 2019 - Çarşamba)
KURBAN (09 Ağustos 2019 - Cuma)
BİR POSTERE AĞLAYARAK BAKMAK (31 Temmuz 2019 - Çarşamba)
ENEZ´DEN SEVGİLERLE (24 Temmuz 2019 - Çarşamba)
HAZİRANDA GÜLMEK! (29 Haziran 2019 - Cumartesi)
AHMET ACAROĞLU- SAYIN VALİM ÇARE SİZSİNİZ! (13 Haziran 2019 - Perşembe)
HER ŞEY GÜZEL OLACAK (15 Mayıs 2019 - Çarşamba)
TÜRK OCAĞI´ NIN 45. KURULTAYIN ARDINDAN (01 Mayıs 2019 - Çarşamba)
SUYUN AKIŞI ÖNEMLİDİR (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
AHMET ACAROĞLU- BİTSİN ARTIK BU ÇİLE! (27 Mart 2019 - Çarşamba)
DEMOKRASİMİZİ ÇÜRÜTMEYELİM (14 Mart 2019 - Perşembe)
SEÇİM Mİ GEÇİM Mİ? (05 Mart 2019 - Salı)
TAHTAKUŞLAR KÖYÜ VE ALİBEY KUDAR (26 Şubat 2019 - Salı)
UĞURLAR OLSUN OZAN ARİF (19 Şubat 2019 - Salı)
AHMET ACAROĞLU -YA TUZ KOKARSA (07 Şubat 2019 - Perşembe)
İTTİFAKLAR TAMAM GİBİ (29 Ocak 2019 - Salı)
DOĞU TÜRKİSTAN KAN AĞLIYOR (15 Ocak 2019 - Salı)
PARTİLERİN ADAY ARAYIŞLARI (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
ATSIZ´A YOLDAŞ OLMAK (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
GÜNLÜKLER ZAMANIN TANIKLARIDIR (12 Aralık 2018 - Çarşamba)
MERHABA... BEN KAPİTALİZM (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
ESİR TÜRKLER MESELESİ (29 Kasım 2018 - Perşembe)
YEREL SEÇİM NOTLARI (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
BİR SEVDADIR ATATÜRK (15 Kasım 2018 - Perşembe)
AND OLSUN (06 Kasım 2018 - Salı)
PAPAZDAN KURTULDUK-KİTAPLARA KAVUŞTUK (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
SAYIN BAKANIM (02 Ekim 2018 - Salı)
SİYASETTEKİ ÇÜRÜME (25 Eylül 2018 - Salı)
GAP GEZİSİ İZLENİMLERİ (11 Eylül 2018 - Salı)
DEĞİŞEN BAYRAMLAR MI SİZCE? (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İSTANBUL´DA BİR USTA (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
ZİYA SELÇUK VE SINAV KARMAŞASI (31 Temmuz 2018 - Salı)
SAHİLLER İŞGAL ALTINDA (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İHMALİN FATURASINI KİM ÖDEYECEK? (13 Temmuz 2018 - Cuma)
SEÇİMLERİN ARDINDAN BİR DEĞERLENDİRME (28 Haziran 2018 - Perşembe)
SON MESAJ (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
RAMAZANI UĞURLARKEN (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
BÖYLE SEÇİM OLUR MU? (07 Haziran 2018 - Perşembe)
NASİP DEĞİLSE OLMAZ (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
SİYASET ŞEKİLLENİRKEN (22 Mayıs 2018 - Salı)
SİYASETİN DİLİ (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
SİYASETİN DİLİ (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANNE SENİ ARIYORUM DELİ DİVANE (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
STEYR´İN YAPTIĞI ÇAĞRIŞIMLAR (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
TEPKİSİZ DEMOKRASİ (12 Nisan 2018 - Perşembe)
BAŞBUĞLAR ÖLMEZ (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
GENÇLERE ALTIN ÖĞÜTLER (27 Mart 2018 - Salı)
NEVRUZ BAYRAMI VE ÖNEMİ (21 Mart 2018 - Çarşamba)
ÖNEMSİZ ŞEYLER ( Mİ ? ) (15 Mart 2018 - Perşembe)
ELVEDA MEMUR-SEN…! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
PERFORMANS DEĞERLENDİRME SİSTEMİ (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
GANİRE´Yİ DİNLERKEN (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
TÜH ALLAH BELANI VERSİN! (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
ÜSKÜDARA GİDER iKEN... (09 Şubat 2018 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
6.7549
EURO
7.2990
GAZETENİZİ BASILI OLARAK BURADAN OKUYUN