Ahmet ACAROĞLU


FELAKET GÜNLERİ


Olağanüstü günlerden geçiyoruz.

Küresel bir felaketle karşı karşıyayız.

Korona virüsü tüm dünyayı kasıp kavuruyor.

Bildiğiniz gibi pandemi ilan edildi. Ülkelerin tek başına bu salgının üstesinden gelmesi  neredeyse imkansız gibi. Zengin fakir, az gelişmiş çok gelişmiş, doğu - batı, şu kıta - bu kıta ayrımı yapmadan tüm dünya bir tehditle karşı karşıya. Sanki bir kıyamet provası yaşanıyor gibi.

Ben doktor değilim. Tıbbi açıklamaları uzmanlar yapıyor zaten. Korona virüsü salgınıyla ilgili olarak oluşturulan bir Bilim Kurulu´muz da mevcut. Bu beladan bilim adamlarının bulacağı aşı ile kurtulacağız inşallah. Hangi tedbirler gerekiyorsa onların tavsiyesiyle alınan kararlar uygulamaya geçiriliyor.

Ama uygulamada , yani sahada ne kadar başarılıyız tartışılır.

Aslında bunalmış durumdayız dört duvar arasında. Arkadaşın biri aradı geçende telefonla,?-Neredesin be Reis, beni tutukladılar. ?dedi. Bizde Ocak başkanlarına ?Reis? diye de hitap edilir.?-Hayırdır, ne oldu ?? dedim boş bulunup.?-Reis, kaç gündür evde tutukluyum. Nedir bu 65 yaş üstünün günahı?? der demez,?-Hay Allah iyiliğini versin. ?deyip başladık gülüşmeye. Kelin merhemi olsa başına sürermiş. Sanki ben de aynı kategoride değilmişim gibi benden medet bekliyor. Sezen Aksu, ?Ben sende tutuklu kaldım.? Şarkısını sanki bu günler için söylemiş. Sevgilinin yerini evler, evlerde odalar aldı şimdi. Ama harbiden geyik muhabbetleri  ve virüs esprileri koronadan daha hızlı yayılıyor sosyal medyada. İyi ama koronanın şakası yok. Yakaladığı ciğeri beş paralık ediyor. Çok fazla yiğitlik taslayanların da posasını çıkarıp, mezara bile yalnız yolluyor.

O zaman sıkılsak da , çatlasak  patlasak da alınan kararlara harfiyyen  uymak gerekiyor. Bu hem kendi sağlığımız, hem de başkalarının sağlığı için gerekli. Hatta Türkiye´de vaka sayısı, pozitif test sonuçlarındaki ivme ve ölüm oranlarındaki artış ?evde kal? tedbirinin yetersizliğini göstermektedir. Bu yasakları yalvararak, ikna etmeye çalışarak, lütfen diyerek, rica ederek doğru uygulamanın imkansız olduğu görülmektedir. İktidar daha fazla zaman kaybetmeden ülkede SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ilan etmelidir.

Çünkü hala kuralları hiçe sayan insanlarla dolu sokaklar, çarşılar, pazarlar... Bill Gate bile ABD Başkanı  D.Trump´ı sokağa çıkma yasağı ilan etmediği için topa tutuyor. Daha önce tedbiri düşünmeyen İngiltere Başbakanı  B.Johnson virüse yakalandığı gibi dün yaptığı açıklamada da işler daha kötüye gidecek açıklaması yaptı halkına.

Mesele yasakla da bitmiyor. İşler durunca daha büyük sorunlarla karşılaşıyoruz. Bir çok işyeri çalışanlarını ücretsiz izinli sayarak eve gönderiyor. İyi ama evde tencere ne ile kaynayacak, elektrik, su, doğalgaz faturaları neyle ödenecek, kredi borçları, ev veya dükkan kiraları, okul taksitleri nasıl karşılanacak? Devlet sokağa çıkma yasağı ilan ettiğinde vatandaşın zorunlu harcamalarına katkıda bulunmak zorunda... Oysa devletin destek için ayırdığı para, diğer ülkelerle kıyasladığımızda çerez bile diyemeyeceğimiz kadar az. Ekonomimiz zaten bir krizle boğuşurken böyle bir dönemde ne yapabiliriz diye düşünüyor insan. Yani dostlar, ister dışarıdan kaynak bulalım, istersek enflasyonu göze alıp para basalım, işimiz gerçekten zor. Varlık Fonunun da dibi delindi diyorlar. Merkez Bankası´ndaki ihtiyat (karagün) akçesi de harcandı diye biliyorum. Allah sonumuzu hayretsin.

Yazı gene aldı başını gidiyor. Daha fazla da başınızı ağrıtmak istemiyorum doğrusu. Ama bu melun virüsle savaşın en ön safındaki kahramanlarımız olan doktorlarımıza, hemşirelerimize, Acil hizmetinde can kurtarmaya çalışan tabiplerimize, ambulans şoförlerine, tüm sağlık çalışanlarımıza, eczanelerimize hepimizin şükran borcu var. Onların hakkını ücretle, maaşla ödeyemeyiz. Alkışlarla moral verebiliriz ama iktidarın asıl önemli ve acil görevi derhal, ama derhal ?Sağlıkta Şiddet Yasası? nı çıkarmak olmalıdır. ?Bu da geçer ya Hu!? diyerek bu sıkıntılı süreci  kurallara uyarak, panik yapmadan sabırla ve sağlıkla geçirmenizi diliyorum değerli dostlarım.

Allah hepimizin, tüm insanlığın yardımcısı olsun.

---------Ahmet Acaroğlu---------