1

Saray' ın Çatısı Saray'a Hakaret Oldu

2

Tekirdağ İmsakiye

3

Vali Yıldırım'dan Ramazan Ayı Kutlaması

4

Her gün Canlı Mukabele Yayını

5

Tekirdağ Ülkü Ocaklarından anlamlı ziyaret

6

Tekirdağ'da yemeğin adresi Hürriyet Mahallesi oluyor

7

Araç kullananların başına mutlaka gelir, numarayı kaydedin.

SON YÜKLENENLER

“Yaşananlar Belki de Ak Parti Milletvekillerinin Saraya başkaldırışıdır”

Öztrak, “AK Parti milletvekilleri oylamaya katılmadı. Oylamaya katılmamak belki de zımni bir irade beyanıdır. Belki de vicdani bir tavırdır. Belki de Saraya başkaldırıdır..."

CHP Sözcüsü Öztrak, TBMM’de reddedilen güvenlik soruşturması düzenlemesinin Meclis iradesine darbe yapılarak yeniden gündeme alınmasını eleştirerek, “AK Parti milletvekilleri oylamaya katılmadı. Oylamaya katılmamak belki de zımni bir irade beyanıdır. Belki de vicdani bir tavırdır. Belki de Saraya başkaldırıdır. Bunu biz bilemeyiz. Sayın Erdoğan, Meclis iradesine darbeyle uğraşacağına, Partisindeki ak ve kara koyunları bulsun” diye konuştu. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bugün Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında tek adam vesayet rejiminin ülkede istikrarı ve güveni bitirdiğini, vatandaşın cebini ve mutfaktaki tencereyi boşalttığını belirtti. “Otokrattan demokrat olmayacağını” ifade eden Öztrak, Türkiye’nin bu gerçeği yaşayarak gördüğünü belirterek, “Tek Adam Vesayet Rejimi, kapkara bir vesayet perdesiyle, ülkemizin ufkunu karartıyor” dedi. 

“SÖZDE” HUKUKÇULAR ELİYLE TBMM’YE DARBE YAPILDI

Milletin desteğini kaybeden Erdoğan Şahsım Hükümetinin her geçen gün daha fazla çamura yattığını belirten Öztrak, “Dün, Meclis iradesine karşı çok büyük bir darbe yaptılar. Darbe, sadece tankla, tüfekle, uçakla yapılmaz. Darbe; otokratlara kayyumluk yapan, otokratların büro elemanlığına soyunan, itaatkâr ‘sözde’ hukukçular eliyle de yapılır” diye konuştu. Saraya güvenlik soruşturması yapma yetkisi veren, devlette kadrolaşmanın önünü açan, milletin fişlenmesine izin veren yasa teklifinin Meclis’te reddedilmesi üzerine “Saray vesayetinin, Meclis iradesi üzerindeki gölgesi” haline gelen, Kayyum Meclis Başkanı’nın devreye sokulduğunu kaydeden Öztrak, sözlerine şöyle devam etti: 

BELKİ DE AK PARTİ MİLLETVEKİLLERİNİN SARAYA BAŞ KALDIRISIDIR

“Meclisin reddettiği teklifi, içtüzüğe rağmen, yeniden görüşülmek üzere ertesi gün gündeme aldı. Gerekçe oylamada hata olması... Oysa oylamada hata falan olmadığını milletimiz gördü. AK Parti milletvekilleri oylamaya katılmadı. Oylamaya katılmamak belki de zımni bir irade beyanıdır. Belki de vicdani bir tavırdır. Belki de Saraya başkaldırıdır. Bunu biz bilemeyiz. Ancak sehven ya da kasten hata yapan biri varsa, o da AK Partinin görevli grup başkan vekilidir. Sayın Erdoğan, Meclis iradesine darbeyle uğraşacağına, Partisindeki ak ve kara koyunları bulsun. Milletvekillerinin sesine kulak versin. Usulüne uygun yapılan bir oylamada, Genel Kurul’da yeterli sayıda AK Parti milletvekilinin neden toplanamadığını araştırsın. Sarayın dayattığı bir yasa teklifini, AK Partili vekillerin neden sahipsiz bıraktığını bir düşünsün.” 

SİZ GİDİN, AĞA BABANIZ GELSİN

TBMM Başkanı’nın milletvekillerini “Pişman ederim” diyerek tehdit etmeye kalktığını belirten Öztrak, “Milletimizin vekillerini tehdit etme cüretini nereden alıyorsunuz? Siz kimsiniz de milletin seçtiği vekilleri tehdit ediyorsunuz? Ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız. Siz gidin; sizin ağa babanız karşımıza gelsin” dedi. TBMM Başkanı’nın işgal ettiği koltuğunu ilk sahibinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde bile milletvekillerine ve Meclis’in hukukuna saygı gösterdiğini anlatan Öztrak, “O koltuğun öyle bir sorumluluğu ve ağırlığı vardır. Ancak Kayyum Başkan o koltuğun sorumluluğunu taşıyamamıştır. O koltuğu kirletmiştir” değerlendirmesinde bulundu. 

DİKTA VÜRÜSÜYLE MALUL HASTALIKLI ZİHNİYET

Saray Hükümeti milletin desteğini kaybettikçe, artık sözde bir Anayasa’ya bile tahammülü kalmadığını ifade eden Öztrak, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin yaptığı “Anayasa Mahkemesi kapatılsın” çağrısıyla ilgili olarak, “Bu dikta virüsüyle malul, hastalıklı bir zihniyetin tezahüründen başka bir şey değildir. İstiyorlar ki Türkiye’nin kapısına kilit vurulsun, anahtarı da Sarayın bekçisine teslim edilsin. Bu zihniyetle, Anayasa tartışılamaz, böyle bir zihniyet ülkeyi yönetemez” dedi. 

MERKEZ’İN KASASINDA KENDİNE AİT DÖVİZ REZERVİ YOK

Merkez Bankası kasasındaki 128 milyar doların buharlaştırılmasının peşini bırakmayacaklarını söyleyen Öztrak, “26 Mart itibariyle Merkez Bankası’nın kasasında, kendine ait tek sent döviz rezervi yok. Net rezervler eksi 44,5 milyar dolar” dedi. 

SARAY KAPRİSİNİN HER BİR EVE 15 GÜNDE ÇIKARDIĞI FATURA 15 BİN 710 TL

Hükümetin, uluslararası faiz ve döviz baronlarının önemli bir bankasında çalışan birini de kayyum başkan yardımcısı olarak Merkez Bankası’na atadığını belirten Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“19 Marttan bu yana, dolar kurundaki 80 kuruşluk artış, dış borcumuzun TL karşılığını durduk yerde, 352 milyar lira artırdı. Bunu 24 milyon 257 bin Türk ailesine bölüştürsek, her bir ailenin omzuna 14 bin 500 lira ilave borç yüklendi. Buna bir de kayınpeder ve damadın işledikleri içeriden döviz ve altınla borçlanma günahının kefareti olan aile başına bin 210 liralık yükü eklersek, şahsım Hükümetinin kapris ve kibirlerinin her bir ailemize faturası 15 bin 710 liraya çıkıyor.” 

BECERİKSİZLİK İLE İHANET ARASINDAKİ ÇİZGİ KILDAN İNCE

24 milyon ailenin sırtına 15 bin 710 TL borç yükleyen Saray’ın, salgında 6 milyon 600 bin aileye, tek seferlik bin TL destek verebildiğini kaydeden Öztrak, “Tüm bu yaşananlara bakınca, rahmetli Alparslan Türkeş’e atfedilen şu sözleri anımsamamak elde değil: ‘Beceriksizlikle ihanet arasında kıldan ince bir çizgi vardır. Beceremediğin halde makam ve mevki işgal etmek, en büyük ihanettir.’ Bu vesileyle Sayın Türkeş’i, iki gün sonra gelecek vefatının 24. yıl dönümü münasebetiyle rahmetle anıyoruz” dedi. 

ÇİFTÇİSİNE, EMEKÇİSİNE DÜŞMAN HÜKÜMET

AK Parti’nin milletin içine çıkamadığını ama CHP’nin Türkiye’nin dört bir yanında olduğunu ifade eden Öztrak, CHP Ekonomi Masası’nın Çankırı ziyareti hakkında bilgiler verdi. Esnafların büyük sıkıntıda olduğunu belirten Öztrak, Ramazan ayı öncesinde 1 milyon 300 bin emekçinin kısa çalışma ödeneğinin kesildiğini, bu emekçilerin çoğunun günlük 47 TL karşılığı ücretsiz izne çıkarılacağını söyledi. Öztrak, “2021 Şubat ayı itibariyle İşsizlik Fonu’nda 98 milyar lira para var. Bu para işçinin parası. İşçilerimizin kendi parasını işçiden saklayan bir hükümet var. Allah aşkına! Bu para bugün kullanılmayacaksa, ne zaman kullanılacak?” diye sordu. Çiftçilerin de zor günler geçirdiğini söyleyen Öztrak, Tarım Kredi Kooperatiflerinin hacizlerinin 3 ay ertelendiğini ama bu sürenin de dolduğunu belirterek, “Üç aylık sürede tüm ısrarlarımıza rağmen, çiftçinin borçlarını yapılandıracak bir düzenleme yapılmadı. Şimdi çiftçilerimiz yeniden haciz kıskacında. Bir hükümet kendi üreticisine, kendi çiftçisine bu kadar mı düşman olabilir?” dedi.

CHP KADROLARI MİLLETE GÜLÜŞÜNÜ GERİ VERECEK

Her sıkıntılı günde olduğu gibi Erdoğan’ın yine sırra kadem bastığını ifade eden Öztrak, ülke yangın yerine dönmüşken Erdoğan’ın tatilde olduğunun söylendiğini, Hazine ve Maliye Bakanı’nın ortada görünmediğini Sarayın kerameti kendilerinden menkul, çifter çifter maaşlar alan danışmanlarının ekran ekran gezip kafaları daha da karıştırdığını kaydetti. Öztrak sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Milletimizin Erdoğan Şahsım hükümetine artık güveni kalmamıştır. Ve ‘Güven ruh gibidir. Terk ettiği bedene bir daha dönmez.’ Milletimiz herkesi yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla görüyor. Herkesin notunu veriyor. Sandığın bir an evvel önüne gelmesini istiyor. Sandık önüne geldiğinde de gereğini yapacak. Bu mızıkçı, çamura yatan, kibirli kadroları evlerine gönderecek. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi kadroları, bu ucube rejimin milletimizin elinden aldığı işini, aşını, tarlasını, dükkanını, umutlarını, gülüşünü geri vermeye, milletimizin yüzünü güldürmeye, bu ülkeyi çağdaş medeniyetlerin üzerine çıkarmaya kararlıyız.”